beklemek.

             ''Beklemek, şimdi hiç duymayan birine dünyanın en güzel şarkısını söylemek kadar anlamsız.''

        Beklemek, birden fazla duygunun kendi içimizdeki savaşı. Umut, acı, heyecan, mutsuzluk, mutluluk, çaresizlik... Birden fazla zıt duygu. Hayatımdaki çoğu şeyi bekleyerek geçirdiğimi fark ettim. Havalar güzelleşsin, şu sınavlar bitsin, şu dönemi bi' atlatayım, pazartesi gelsin... Ne çok şeyi beklemişiz ve bekletmişiz. Peki biz beklerken, hayat sana o zamanı verince o şeyleri yapabilecek misin? Bazı şeyler bir kez olur ve o an yaşanmalıdır, tekrarı olacağını bilemezsin. 

        Peki, birini beklemek? Daha çok geceleri hissedilen o kalbine yük binmesi hissi. Belki gelir, belki yazar... Çok zor bir süreç. Hala bir şeylerin normale döneceğini, hala karşıdaki kişinin de sana senin hissettiklerini hissettiğini düşünerek kendini kandırdığın geceler. Engellendiğin profile hala reelsler attığın, olmayan fotoğrafına hala yazdığın.. 

        Beklediğin şeyler her zaman olacak diye bir kaide yok, önce bunu kabul etmeli insan. Beklediğin kişiler hayatına devam ederken, senin hala o umutla yerinde sayman sana haksızlık değil mi? Beklediğin zaman gelene kadar, beklemek yerine yapan insanları izlemek sana haksızlık değil mi? Hayat beklemek için çok kısa. O insan gelmeyecek, o fırsat bir daha sana sunulmayacak. 

        Ben artık beklemek istemiyorum, ben artık kendi yolumda yürümek istiyorum. 22 yaşıma girmeden önce aldığım kararlardan biri olarak bunu da bünyeme katıyorum. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sohbetler 8*

2024*

22.