Kayıtlar

Mayıs, 2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

22.

         Şu sıralar benim için yazmak çok zor. Bir şeyleri kendi içimde tam olarak tanımlayamazken insan kelimelere dökemiyor tabii. En zor yaşlarımdan birini yaşadım sanırım, 21. Koskoca bir savaş alanından, yara bere içinde çıktım gibi. Ne başı ne sonu kolaydı benim için bu yılın.           Ama insan sanırım en çok da böyle şeylerle büyüyor. Mesela kimseye güvenmemeyi öğretiyor hayat sana. İnsan zaten bu hayatta kalıcı değil ki, ölüyoruz. Kim kimin hayatında kalıcı olabilir ki o zaman. Ama nereden bilebilirdim ki, bana hiç öyle öğretmediler. Ben insanları yarı yolda bırakmanın kötü bir şey olduğunu bilerek büyüdüm. Ben insanlarla çok yakın olduğumda kalp bağıyla sımsıkı bağlanacağımızı düşünerek yaşadım. İlk büyüme darbemi atana bu yüzden bir zamanlar kardeşim dedim.           Bu yaşımda insanların maskeleri olduğunu öğrendim mesela. İşine yaradığın sürece sana melek maskeleri takan insanlarla dolu bu...

beklemek.

                ''Beklemek, şimdi hiç duymayan birine dünyanın en güzel şarkısını söylemek kadar anlamsız.''          Beklemek, birden fazla duygunun kendi içimizdeki savaşı. Umut, acı, heyecan, mutsuzluk, mutluluk, çaresizlik... Birden fazla zıt duygu. Hayatımdaki çoğu şeyi bekleyerek geçirdiğimi fark ettim. Havalar güzelleşsin, şu sınavlar bitsin, şu dönemi bi' atlatayım, pazartesi gelsin... Ne çok şeyi beklemişiz ve bekletmişiz. Peki biz beklerken, hayat sana o zamanı verince o şeyleri yapabilecek misin? Bazı şeyler bir kez olur ve o an yaşanmalıdır, tekrarı olacağını bilemezsin.           Peki, birini beklemek? Daha çok geceleri hissedilen o kalbine yük binmesi hissi. Belki gelir, belki yazar... Çok zor bir süreç. Hala bir şeylerin normale döneceğini, hala karşıdaki kişinin de sana senin hissettiklerini hissettiğini düşünerek kendini kandırdığın geceler. Engellendiğin profile hala re...

Sohbetler 11*

           Son zamanlarda aklıma takılan bir kaç şey hakkında yazmaya karar verdim.       Aşk ne demek? Çok fazla aşk şarkısı var, gerçekten çok fazla. Bir sürü hikaye, dinlerken şaşırıyorum ama hepsinde kendini bulabilmen de garip. Ne kadar aşık varsa o kadar aşk tanımı vardır. Ben de tanımlamak istiyorum. Bence aşk çok çocuksu bir duygu, ilkel. İçinde gururun, egonun ya da herhangi saf olmayan bir duygunun barınması imkansız. Aşkın içinde bulunabilecek duygular da bence ilkel. Mutluluk, mutsuzluk, heyecan, acı gibi. Uyum mesela, illa olması gerekir mi? Bence uyumun önemi yok, zıt kutuplar da birbirini çeker. Anlaşılmak kesinlikle önemli. Ama bazen anlamasan da sadece yanında durabilme cesareti de önemli. Evet, bir de cesaret. Aşk, kesinlikle cesaret ister. Korkak insanları bünyesinde bulundurmaz aşk. Onlara yakışmaz zaten. Bir de aşk emek ister.     Gurur hakkında da konuşmak istiyorum. Bence bir insan için muhakkak ki gurur ...