Sohbetler 11*
Son zamanlarda aklıma takılan bir kaç şey hakkında yazmaya karar verdim.
Aşk ne demek? Çok fazla aşk şarkısı var, gerçekten çok fazla. Bir sürü hikaye, dinlerken şaşırıyorum ama hepsinde kendini bulabilmen de garip. Ne kadar aşık varsa o kadar aşk tanımı vardır. Ben de tanımlamak istiyorum. Bence aşk çok çocuksu bir duygu, ilkel. İçinde gururun, egonun ya da herhangi saf olmayan bir duygunun barınması imkansız. Aşkın içinde bulunabilecek duygular da bence ilkel. Mutluluk, mutsuzluk, heyecan, acı gibi. Uyum mesela, illa olması gerekir mi? Bence uyumun önemi yok, zıt kutuplar da birbirini çeker. Anlaşılmak kesinlikle önemli. Ama bazen anlamasan da sadece yanında durabilme cesareti de önemli. Evet, bir de cesaret. Aşk, kesinlikle cesaret ister. Korkak insanları bünyesinde bulundurmaz aşk. Onlara yakışmaz zaten. Bir de aşk emek ister.
Gurur hakkında da konuşmak istiyorum. Bence bir insan için muhakkak ki gurur önemlidir. Fakat gurur için kaybettiklerin gerçekten o gurura değer mi? Mesela ben küstüğüm bir insana karşı eğer gerçekten seviyorsam düzeltmek için geri arayı çabalarım. Bu beni gurursuz yapmaz. Gurursuz yapsa bile bence önemi yok. Gururdan önemli şeyler için gururunu harcamayı da bilmeli insan. Onsuz olan hayatımdansa, gurursuz kalmayı tercih ederim.
Son zamanlarda biraz eksik hissediyorum. Yapmam gereken işlere odaklanamıyorum artık. Ama insan her şeye alışıyor, eksikliğe bile. Bu konuda çekilmiş diş örneğini seviyorum. Dişin çekildikten sonra dilin bir süre daha oraya gider ama daha sonra alışır. Bazı şeylere alışmak istemesek de hayata devam etmemiz gerekiyor. Alıştıranlar utansın o halde :D Şaka bu arada, olması gereken olmalı. Allah senden bir şeyi alıyorsa daha iyi bir şey verecektir, güven ve yaşamaya devam et.
Eskiden hayatı pek sevmezdim ama şu aralar baya eğleniyorum. Acı da çeksem, heyecan da duysam, mutlu da olsam mutsuz da her şeye rağmen yaşamak çok güzel. Ve bir zamanlar yazılarımdan birinde Oğuz Atay'ın bir sözünü yazmıştım. ''Kötü bir resim asarım korkusuyla hiç resim asmadım; kötü yaşarım korkusuyla hiç yaşamadım.'' Nasıl yaşadığım ya da hayatın bana ne getirdikleri artık çok mühim değil. Kötü de yaşasam iyi de, yaşıyoruz be bre.
🐭
Yorumlar
Yorum Gönder